
Vasiyetname Hazırlanması: Saklı Pay, Sağlık Raporu ve Geçerlilik Şartları
Vasiyetname hazırlamak için kişinin son arzularını yazması tek başına yeterli değildir. Geçerli ve uygulanabilir bir vasiyetname için kişinin vasiyet yapma ehliyeti bulunmalı, seçilen vasiyetname türünün şekil şartlarına uyulmalı ve bırakılacak mal veya miras payı açıkça belirlenmelidir. Ayrıca malvarlığı ve mirasçılar birlikte değerlendirilerek saklı payların ihlal edilip edilmediği incelenmelidir.
Noterde düzenlenen vasiyetname de hukuki denetimden muaf değildir. Noter işlemi yapılmış olması; ehliyet, irade veya saklı pay konusunda sonradan uyuşmazlık çıkmayacağını garanti etmez.
Kimler vasiyetname yapabilir?
Türk Medeni Kanunu’nun 502. maddesine göre vasiyet yapabilmek için 15 yaşını doldurmuş olmak ve ayırt etme gücüne sahip bulunmak gerekir. Vasiyetname için 18 yaşın doldurulması şart değildir.
Ayırt etme gücü, kişinin yaptığı işlemin anlamını ve sonuçlarını kavrayabilmesini ifade eder. Belirleyici olan, vasiyetnamenin düzenlendiği andaki durumudur. İleri yaş veya bir hastalık tanısı tek başına kesin sonuç doğurmaz; hastalığın ve varsa kullanılan ilaçların kişinin karar verme yeteneğine etkisi değerlendirilir.
İrade, baskı veya yönlendirme altında kalmadan oluşmalıdır. Metnin kişinin gerçek isteğini yansıtması gerekir; başka birinin istediği paylaşımı kabul ettirmek için yapılan korkutma veya zorlama, sonradan iptal sebebi olabilir.
Vasiyetname kişiye sıkı sıkıya bağlı bir işlemdir. Avukat metnin hazırlanmasına ve hukuki değerlendirmeye yardımcı olabilir; ancak kişi adına vekâletnameyle vasiyet yapamaz. Veli veya vasi de kişinin yerine vasiyetname düzenleyemez.
Vasiyetname hazırlamadan önce malvarlığı neden birlikte incelenmeli?
Vasiyetname yalnızca belirli bir taşınmaz düşünülerek hazırlandığında, mirasın kalan kısmı ve diğer hak sahipleri gözden kaçabilir. Hazırlıkta taşınmazlar, banka hesapları, yatırımlar, şirket payları, alacaklar ve borçlar birlikte ele alınmalıdır. Önceki bağışlar, miras sözleşmeleri ve mevcut vasiyetnameler de değerlendirmeye dahil edilmelidir.
Malvarlığının tamamını incelemek, bütün malları tek tek vasiyetnameye yazmak zorunluluğu anlamına gelmez. Amaç, yapılacak düzenlemenin mirasın bütünü üzerindeki etkisini doğru belirlemektir. Vasiyetnamede üzerinde tasarruf edilmeyen kısım, kural olarak yasal mirasçılara kalır (TMK m. 514).
Evli kişiler bakımından ayrıca mal rejimi dikkate alınmalıdır. Eşin mal rejiminin tasfiyesinden doğabilecek alacağı, miras payından farklıdır. Tapunun yalnızca vasiyet yapan kişinin adına olması, taşınmazın değerinin tamamının eşin olası alacaklarından bağımsız biçimde dağıtılabileceğini göstermez. Malın edinilme tarihi, edinilme biçimi ve eşler arasındaki mal rejimi sonucu değiştirebilir. Edinilmiş mallara katılma rejiminde artık değer ve katılma alacağı, miras payından ayrı hesaplanır (TMK m. 231, 235–236).
Vasiyetname ile mirasın tamamı bir kişiye bırakılabilir mi?
Saklı paylı mirasçısı bulunmayan kişi, kural olarak mirasının tamamı üzerinde tasarrufta bulunabilir. Saklı paylı mirasçılar varsa, onların kanunen korunan payları dikkate alınmalıdır.
Saklı pay, yasal miras payının kanunla korunan bölümüdür. Güncel düzenlemeye göre oranlar şöyledir:
Saklı paylı mirasçı | Saklı pay oranı |
Altsoy: çocuklar ve mirasçılık sırasına göre torunlar gibi altsoy hısımları | Yasal miras payının yarısı |
Anne ve babadan her biri | Yasal miras payının dörtte biri |
Sağ kalan eş; altsoy veya anne-baba zümresiyle birlikte mirasçıysa | Yasal miras payının tamamı |
Sağ kalan eş; diğer durumlarda | Yasal miras payının dörtte üçü |
Bu oranlar doğrudan toplam malvarlığına uygulanmaz. Önce kişinin aile yapısına göre yasal miras payı, ardından bunun üzerinden saklı payı belirlenir. Anne veya babanın saklı payı da ancak somut durumda mirasçı olmaları halinde gündeme gelir.
Kardeşlerin güncel hukukta saklı payı yoktur. Bununla birlikte, koşulları varsa yasal mirasçı olabilirler. Saklı pay sahibi olmamak ile mirasçı olmamak farklıdır (TMK m. 505–506).
Saklı paylı mirasçıyı yalnızca vasiyetnamede anmamak veya ona hiçbir mal bırakılmayacağını yazmak, saklı payını ortadan kaldırmaz. Mirasçılıktan çıkarma için kanuni şartların bulunması ve çıkarma sebebinin tasarrufta belirtilmesi gerekir. Sebebe itiraz edilirse ispat yükü, çıkarmadan yararlanan mirasçıya veya vasiyet alacaklısına düşer (TMK m. 510–512).
Saklı pay ihlalini önlemek için hesap nasıl yapılır?
Saklı pay incelemesi yalnızca vasiyet edilen malın değeri üzerinden yapılamaz. Tasarruf edilebilir kısım, terekenin ölüm günündeki durumuna göre hesaplanır. Tereke, kişinin ölümünde bıraktığı malvarlığı değerleri ile borçlarını kapsar.
Hesapta mirasbırakanın borçları ve kanunda belirtilen giderler indirilir. Önceki karşılıksız kazandırmalar ise tenkise tabi oldukları ölçüde hesaba eklenir; her bağış kendiliğinden aynı sonuca tabi değildir. TMK m. 509 kapsamındaki hayat sigortası alacaklarının ölüm tarihindeki satın alma değeri de hesaba katılır (TMK m. 507–509, 565).
Vasiyetname hazırlanırken yapılan hesap bu nedenle bir planlama değerlendirmesidir. Malvarlığının değerinin, borçların veya aile yapısının değişmesi, ölüm tarihindeki hesabı etkileyebilir. “Mirasçılarımın saklı payları korunacaktır” ifadesi de tek başına doğru bir hesabın yerini tutmaz.
Saklı payın zedelenmesi, vasiyetnamenin tamamının kendiliğinden geçersiz olduğu anlamına gelmez. Koşulları varsa tenkis, yani kazandırmanın saklı payı karşılayacak ölçüde azaltılması istenebilir.
Vasiyetname nasıl hazırlanır? Noter zorunlu mu?
Türk Medeni Kanunu üç şekil öngörür: resmî vasiyetname, el yazılı vasiyetname ve olağanüstü şartlara bağlı sözlü vasiyet.
Resmî vasiyetname
Resmî vasiyetname, iki tanığın katılımıyla yetkili resmî memur tarafından düzenlenir. Bu memur noter, sulh hâkimi veya kanunla yetkilendirilmiş başka bir görevli olabilir (TMK m. 532).
Okuyup imzalayabilen kişinin vasiyetnameyi okuması, imzalaması ve son arzularını içerdiğini kanundaki usule göre açıklaması gerekir. Bizzat okuyamayan veya imzalayamayan kişi için farklı bir düzenleme usulü vardır. Bu durum vasiyetname yapılmasına engel değildir; ancak ilgili şekil şartlarına uyulmalıdır (TMK m. 533–535).
Resmî vasiyetname, önceden hazırlanmış bir metne yalnızca noter imza onayı verilmesinden ibaret değildir.
El yazılı vasiyetname
El yazılı vasiyetnamenin:
- Baştan sona vasiyet yapan kişinin kendi el yazısıyla yazılması,
- Düzenlendiği yıl, ay ve günün belirtilmesi,
- Kişi tarafından imzalanması gerekir.
Bilgisayarda yazılan veya başkasına yazdırılan metnin yalnızca imzalanması, el yazılı vasiyetnamenin şartlarını karşılamaz. Tanık ve noter onayı ise bu vasiyetname türünün geçerlilik şartı değildir (TMK m. 538).
Sözlü vasiyet
Sözlü vasiyet, günlük yaşamda yakınlara son isteklerin söylenmesi anlamına gelmez. Yakın ölüm tehlikesi, ulaşımın kesilmesi, hastalık veya savaş gibi olağanüstü durumlar nedeniyle diğer şekillerde vasiyet yapılamaması gerekir. İki tanığa açıklama ve bunun gecikmeksizin kanundaki usulle belgelenmesi şarttır. Resmî vasiyetname tanıklarına ilişkin yasaklar, okuryazar olma koşulu dışında sözlü vasiyet tanıkları için de geçerlidir (TMK m. 539).
Diğer şekillerde vasiyet yapma olanağı sonradan doğarsa, bu tarihten itibaren bir ay geçince sözlü vasiyet hükümden düşer (TMK m. 539–541).
Noterde vasiyetname hazırlanırken tanıklar nasıl seçilmeli?
Resmî vasiyetnameye herkes tanık olamaz. Fiil ehliyeti bulunmayanlar, okuryazar olmayanlar ve bir ceza mahkemesi kararıyla kamu hizmetinden yasaklı olanlar bu işleme tanık olarak katılamaz.
Vasiyet yapan kişinin eşi, üstsoy ve altsoy kan hısımları, kardeşleri ve bu kişilerin eşleri de memur veya tanık olarak katılamaz. Ayrıca düzenlemeye katılan memur ve tanıklara, kanunda belirtilen yakınlarına ve eşlerine aynı vasiyetnameyle kazandırma yapılamaz (TMK m. 536).
Bu nedenle tanıkların hem vasiyet yapan kişiyle ilişkisi hem de vasiyetnameden yararlanacak kişilerle bağlantısı kontrol edilmelidir.
Vasiyetname için sağlık raporu gerekli mi?
Sırf 65 yaşın doldurulmuş olması nedeniyle herkesten sağlık raporu alınmasını zorunlu kılan genel bir kural yoktur. Asıl mesele, kişinin vasiyetnameyi düzenlerken ayırt etme gücüne sahip olup olmadığıdır.
Noterlik Kanunu Yönetmeliği’nin 91. maddesine göre, ilgilinin yaşlılık, hastalık veya dış görünüşü nedeniyle işlem yapma yeteneğinden şüphe edilmesi ya da bu konuda ihbar veya şikâyet bulunması halinde ayırt etme gücünün varlığı doktor raporuyla saptanır. Bu düzenleme, herkese uygulanacak rutin bir rapor şartı getirmez; raporu belirtilen şüphe, ihbar veya şikâyet durumlarına bağlar.
Sağlık geçmişi veya bilişsel durum nedeniyle ehliyetin ileride tartışılması olasıysa, işlem zamanına yakın ve kişinin ilgili işlemi kavrama yeteneğini değerlendiren bir rapor ispat bakımından yararlı olabilir. Bununla birlikte, sağlık raporu itiraz edilemezlik garantisi değildir. Uyuşmazlık halinde raporun içeriği ve tarihi, tedavi kayıtları, kullanılan ilaçlar ve diğer deliller birlikte incelenebilir.
Noterde düzenleme yapılması da ehliyet incelemesinin yerini bütünüyle almaz.
Vasiyetname metni neden açık ve net olmalı?
Metinde kimlerin yararlanacağı, hangi malın veya miras oranının bırakıldığı ve kazandırmanın kapsamı anlaşılmalıdır. Kişilerin kimlik bilgileri, taşınmazların tapu bilgileri ve varsa pay oranları belirsizliği azaltır.
Mirasçı atama ile belirli mal bırakma farklı işlemlerdir. Mirasın tamamı veya belirli bir oranı için mirasçı atanan kişi ile yalnızca belirli bir mal bırakılan kişinin hakları aynı değildir. Belirli mal vasiyeti, kural olarak vasiyet alacaklısına malın verilmesini isteme hakkı sağlar; kişi sırf bu nedenle mirasçı olmaz ve malın mülkiyetini ölümle otomatik olarak kazanmaz (TMK m. 516–517, 599–600).
Birden fazla kazandırma varsa oranlar ve mallar arasında çelişki bulunmamalıdır. Koşul veya yükleme öngörülüyorsa bunun hukuka uygunluğu ve uygulanabilirliği değerlendirilmelidir. Hukuka veya ahlaka aykırı koşullar, ilgili tasarrufun geçerliliğini etkileyebilir (TMK m. 515).
Vasiyetnameden yararlanacak kişinin daha önce ölmesi veya mirası reddetmesi ihtimali için yedek kişi belirlenmesi de mümkündür (TMK m. 520).
Vasiyetname hazırlamak için hangi belgeler ve bilgiler gerekli?
Belge ihtiyacı, vasiyetnamenin türüne ve içeriğine göre değişir. Noterlik işleminde kimlik tespiti yapılır. Noterlik Kanunu Yönetmeliği m. 93, noterlikteki vasiyetname işlemi belgesine fotoğraf yapıştırılmasını öngörür. Bu noterlik düzenlemesi, her vasiyetname türü için genel bir geçerlilik şartı değildir; el yazılı vasiyetnamenin TMK m. 538’deki şartları arasında fotoğraf bulunmaz. Noterlikte kullanılacak fotoğrafın özellikleri ve diğer işlem hazırlıkları önceden ilgili noterlikten öğrenilmelidir.
İçeriğin hazırlanmasını ve hukuki değerlendirmeyi kolaylaştıran bilgi ve belgeler şunlardır:
- Vasiyet yapan kişinin ve yararlanacak kişilerin kimlik bilgileri,
- Aile ve mirasçılık durumunu gösteren bilgiler,
- Taşınmazların tapu kayıtları ve mülkiyet payları,
- Banka hesapları, yatırımlar, şirket payları ve alacaklar,
- Borçlar, önceki bağışlar ve önemli malvarlığı devirleri,
- Önceki vasiyetnameler, miras sözleşmeleri ve varsa mal rejimi sözleşmesi,
- Gerekli görüldüğünde sağlık raporları ve ilgili tıbbi kayıtlar.
Bu liste, her belgenin her vasiyetname için kanunen zorunlu olduğu anlamına gelmez. Tapu kayıtları, banka bilgileri, sağlık raporları ve tıbbi kayıtlar her vasiyetname bakımından ortak geçerlilik şartları değildir. Bunların gerekliliği, işlem türüne ve kişinin durumuna göre değerlendirilir. Malvarlığı kayıtları ve önceki işlemler, özellikle içeriğin ve saklı pay hesabının doğru kurulmasına yardımcı olur.
Vasiyetname nerede saklanmalı ve ne zaman güncellenmeli?
Resmî vasiyetnamenin aslını, düzenleyen memur saklar. El yazılı vasiyetname de açık veya kapalı olarak notere, sulh hâkimine veya yetkili memura saklanmak üzere bırakılabilir. Bu teslim, el yazılı vasiyetnamenin geçerlilik şartı değildir; belgenin korunmasına yardımcı olur (TMK m. 537–538).
El yazılı belgenin aslının kaybolması veya içeriğine müdahale edilmesi, ölümden sonra ispat sorunları yaratabilir. Bu nedenle belgenin güvenli saklanması ve gerektiğinde bulunabilmesi önemlidir.
Kişi, kanunun öngördüğü usullerle vasiyetnamesinin tamamından veya bir kısmından dönebilir. Yeni metinde önceki vasiyetnameyle ilişkinin açık kurulması, çelişkiyi azaltır (TMK m. 542–544).
Evlilik, boşanma, çocuk sahibi olma, önemli bir malın satılması veya borç durumunun değişmesi sonrasında içerik yeniden değerlendirilmelidir. Özellikle belirli mal vasiyetinde, vasiyetnamede aksi belirtilmemişse sonradan o mal üzerinde vasiyetle bağdaşmayan bir tasarruf yapılması vasiyeti ortadan kaldırabilir.
Ölümden sonra vasiyetnameye itiraz edilebilir mi?
Ölümde ele geçen vasiyetname, geçerli olup olmadığına bakılmaksızın derhal sulh hâkimine teslim edilmelidir. Vasiyetname, tesliminden itibaren bir ay içinde mirasbırakanın yerleşim yeri sulh hâkimi tarafından açılır ve ilgililere okunur. Bu süre, aşağıdaki dava sürelerinden farklıdır; bütün tebligatların ve sonraki işlemlerin bir ayda tamamlanacağı anlamına gelmez. Vasiyetnamenin açılması ve okunması, geçerliliğine ilişkin bütün uyuşmazlıkların çözülmesi veya bütün kazandırmaların yerine getirilmesi anlamına gelmez (TMK m. 595–596).
İptal davası, ehliyetsizlik, irade sakatlığı, hukuka veya ahlaka aykırılık ya da şekil eksikliği gibi sebeplere dayanır. İptalde menfaati bulunan mirasçı veya vasiyet alacaklısı tarafından açılabilir.
Tenkis davası ise saklı payının karşılığını alamayan mirasçının, tasarruf edilebilir kısmı aşan kazandırmanın azaltılmasını istemesidir. Saklı pay ihlali ile iptal sebepleri bu nedenle ayrı değerlendirilmelidir.
Vasiyetnameler bakımından temel süreler şöyledir:
Dava | Bir yıllık sürenin başlangıcı | Kanundaki üst süre |
İptal | Davacının tasarrufu, iptal sebebini ve hak sahibi olduğunu öğrenmesi | Vasiyetnamenin açılmasından itibaren iyiniyetli davalıya karşı 10 yıl; iyiniyetli olmayan davalıya karşı 20 yıl |
Tenkis | Mirasçının saklı payının zedelendiğini öğrenmesi | Vasiyetnamenin açılmasından itibaren 10 yıl |
Bu süreler hak düşürücüdür. Üst süre henüz dolmamış olsa bile bir yıllık sürenin geçirilmesi dava hakkının kaybına yol açabilir. Bir tasarrufun iptalinin önceki tasarrufu yürürlüğe soktuğu durumda tenkis süreleri için özel başlangıç kuralı bulunur. Ayrıca kanun, hükümsüzlüğün ve tenkis iddiasının def’i yoluyla ileri sürülmesi bakımından farklı düzenleme getirir (TMK m. 559, 571).
Vasiyetnamenin iptali ve tenkis davalarında HMK m. 2 uyarınca asliye hukuk mahkemesi görevlidir. HMK m. 11 uyarınca mirasbırakanın son yerleşim yeri mahkemesi kesin yetkilidir. TMK m. 576 da bu davaların mirasbırakanın yerleşim yeri mahkemesinde görüleceğini düzenler. Vasiyetname, açılma dosyası, öğrenme tarihini gösteren belgeler, aile ve malvarlığı kayıtları ile iddiaya göre sağlık kayıtları veya önceki kazandırma belgeleri önem taşır. Açılma dosyasına yalnızca itiraz dilekçesi vermek, gerekli davanın süresinde açılmasının yerine geçmez.
Sonuç
Vasiyetname hazırlığında önce aile yapısı ve malvarlığı belirlenmeli, saklı paylar ile tasarruf edilebilir kısım değerlendirilmeli, ardından amaçlanan kazandırmaya uygun metin ve şekil seçilmelidir. Ehliyetin gerektiğinde belgelenmesi, uygun tanıkların seçilmesi, iradenin açık ifade edilmesi ve belgenin güvenli saklanması uyuşmazlık riskini azaltır.
Vasiyetname hazırlandıktan sonra aile veya malvarlığı durumundaki önemli değişiklikler de gözden geçirilmelidir. Hukuki sağlamlık, yalnızca belgenin düzenlendiği yere değil; şekline, içeriğine ve mirasın bütünüyle uyumuna bağlıdır.
Diğer Paylaşımlar
Güncel paylaşımlarımıza bu alandan ulaşabilirsiniz

İş Davası Açmadan Önce Nelere Dikkat Edilmeli?
Bu makalede, iş davası açmadan önce iş sözleşmesinin sona erme nedeninin nasıl değerlendirileceği, hangi işçilik alacaklarının talep edilebileceği ve bunların hangi belgelerle ispatlanabileceği anlatılmak amaçlanmıştır. Ayrıca zorunlu arabuluculuk süreci ile işe iade, işçilik alacağı ve hizmet tespiti davalarında dikkat edilmesi gereken süreler ele alınmıştır.
Daha Fazla

Bulgaristan Boşanma Kararı Türkiye’de Nasıl Tanınır ve Nüfusa Tescil Edilir?
Bu makalede, Bulgaristan’da verilen boşanma kararının Türkiye’de nasıl tanınacağı ve Türk nüfus kayıtlarına nasıl işleneceği açıklanmıştır. Nüfus müdürlüğü veya konsolosluk üzerinden idari tescilin şartları, gerekli belgeler ve mahkemede tanıma ile tenfiz yolları ele alınmıştır. Ayrıca nafaka, velayet ve tazminat hükümleri bakımından boşanmanın tescilinden ayrı olarak değerlendirilmesi gereken işlemlere yer verilmiştir.
Daha Fazla

Maaşım eksik veya geç ödeniyor: İşten ayrılırsam tazminat alabilir miyim?
Bu makalede, maaşın eksik veya geç ödenmesi nedeniyle işten ayrılan işçinin hangi koşullarda kıdem tazminatı ve diğer işçilik alacaklarını talep edebileceği açıklanmıştır. Haklı fesih ile istifa arasındaki fark, 20 günlük gecikmenin anlamı ve ücret alacağının ispatında kullanılabilecek belgeler ele alınmıştır. Ayrıca fesih öncesinde dikkat edilmesi gereken hususlar, zamanaşımı süreleri ve zorunlu arabuluculuk süreci hakkında bilgi verilmiştir.
Daha Fazla

Evlatlıktan Men Mümkün mü? Çocuğu Mirastan Çıkarmanın Şartları
Bu makalede, evlatlıktan men işleminin Türk hukukundaki karşılığı, çocuğu mirasçılıktan çıkarmanın şartları ve saklı payın korunması açıklanmak amaçlanmıştır. Ayrıca vasiyetname, mirastan feragat ve ölünceye kadar bakma sözleşmesi seçenekleri ile mirastan çıkarılan çocuğun başvurabileceği hukuki yollar ele alınmıştır.
Daha Fazla

