Devlet Memuru Ek İş Yapabilir mi? Ticaret Yasağı ve Güncel Durum (2026)

Devlet Memuru Ek İş Yapabilir mi? Ticaret Yasağı ve Güncel Durum (2026)

Devlet memurlarının kamu hizmetini tarafsız ve güvenilir bir şekilde yürütme yükümlülüğü, ek iş ve ticari faaliyetler konusunda belirli yasal sınırlamaları beraberinde getirir. Bu sınırlar, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu (DMK) başta olmak üzere ilgili mevzuat ve yargı içtihatları ile belirlenmiştir.

Yasal Çerçeve ve Temel Yasaklar

Devlet memurları, 657 sayılı DMK'nın 28. maddesi uyarınca genel olarak ticaret yapamaz ve kazanç getirici belirli faaliyetlerde bulunamazlar. Bu yasağın temel amacı, memurların kamu görevlerini yerine getirirken kişisel ticari çıkarları ile görevleri arasında bir çatışma yaşanmasını engellemektir.

Kanuna göre memurlar:

  • Türk Ticaret Kanunu'na göre tacir veya esnaf sayılmalarını gerektirecek bir faaliyette bulunamazlar.
  • Ticaret ve sanayi müesseselerinde görev alamazlar.
  • Ticari mümessil veya ticari vekil olamazlar.
  • Kolektif şirketlerde ortak veya komandit şirketlerde komandite ortak olamazlar.
  • Mesleki faaliyette veya serbest meslek icrasında bulunmak üzere ofis, büro, muayenehane ve benzeri yerler açamaz, özel hukuk tüzel kişilerine ait iş yerlerinde çalışamazlar.

Ancak, memurların görevli oldukları kurumların iştiraklerinde kurumlarını temsilen görev almaları bu yasağın dışındadır.

Yasağın İhlalinin Yaptırımı ve Zamanaşımı

Ticaret yasağının veya yasaklanan diğer kazanç getirici faaliyetlerde bulunma fiilinin tespiti halinde, memurlara 657 sayılı DMK'nın 125/D-h maddesi uyarınca kademe ilerlemesinin durdurulması cezası uygulanır. Bu ceza, memurun bulunduğu kademede 1 ila 3 yıl süreyle ilerlemesinin durdurulması anlamına gelir.

Disiplin cezalarında zamanaşımı süreleri de büyük önem taşır. Fiilin öğrenildiği tarihten itibaren belirli süreler içinde soruşturmaya başlanması ve her durumda fiilin işlendiği tarihten itibaren 2 yıl içinde cezanın verilmesi gerekir.

29 Ocak 2026 tarihinde yürürlüğe giren 7573 sayılı Kanun ile DMK'nın 127. maddesinde önemli bir değişiklik yapılmıştır. Bu değişikliğe göre, bir disiplin cezasının yargı kararıyla iptal edilmesi durumunda, kararın idareye ulaştığı tarihte zamanaşımı süresi dolmuşsa veya 6 aydan az kalmışsa, idareye karar gerekçesini dikkate alarak yeniden ceza tesis etmesi için 6 aylık ek süre tanınmıştır. Bu yeni düzenleme, yargı kararıyla iptal edilen disiplin cezaları sonrasında idarenin yeniden işlem yapabilmesi için esneklik sağlamakta ve eski tartışmalı “nihai zamanaşımı” kavramına açıklık getirmektedir.

Şirket Ortaklıkları ve Yönetim Görevleri

Memurların şirket ortaklığı konusunda, şirket türüne göre farklılıklar bulunmaktadır.

Anonim Şirket Hissedarlığı:
Memurlar, anonim şirketlere sadece hissedar (pasif ortak) olabilirler. Ancak, bu şirketlerin yönetim kurulu üyeliği, denetçilik veya şirket yöneticiliği gibi aktif yönetim ve denetim görevlerinde bulunmaları yasaktır.

Limited Şirket Ortaklığı:
Danıştay içtihatlarına göre, devlet memurları limited şirket ortağı olabilirler. Ancak bu ortaklık, memurun kanuni temsilci (şirket müdürü) sıfatını haiz olmaması ve şirketi fiilen yönetmemesi şartına bağlıdır.

Danıştay 12. Dairesi'nin 2012/1749 E., 2015/5577 K. sayılı kararında, şirkette mesul müdür bulunmasının memurun fiilen ticari faaliyette bulunmadığına karine teşkil edeceği belirtilmiştir. Bu karar, limited şirket ortaklığının tek başına yasak olmadığını, önemli olanın aktif yönetim görevi üstlenilip üstlenilmediği olduğunu göstermektedir.

Aynı Dairenin 2008/7433 E., 2011/1316 K. sayılı kararında da limited şirket ortaklığının tek başına yasak kapsamında olmadığı, ancak “şirket müdürü” sıfatıyla yönetim görevi üstlenilmesinin DMK m. 28 ihlali sayılacağı vurgulanmıştır. Bu içtihatlar, memurların limited şirketlerde pasif ortak olarak kalmaları gerektiğini, müdürlük gibi aktif yönetim rollerinden kaçınmaları gerektiğini açıkça ortaya koymaktadır.

E-Ticaret ve Sosyal Medya Gelirleri

Günümüzde yaygınlaşan e-ticaret ve sosyal medya üzerinden gelir elde etme faaliyetleri de ticaret yasağı kapsamında değerlendirilmektedir.

E-Ticaret Faaliyetleri:
Trendyol, Amazon, Dolap gibi platformlar üzerinden düzenli ürün satışı yapmak, ticari bir organizasyon ve kar amacı içerdiğinden genellikle ticaret yasağı kapsamında değerlendirilir.

Danıştay 2. Dairesi'nin 2021/7197 E., 2023/5613 K. sayılı kararı, bir memurun kozmetik ürünleri pazarlayan bir firmaya üye olup ürün satışı yapması ve kar payı almasının “kazanç getirici faaliyet” kapsamında değerlendirilerek disiplin cezasına konu edilebileceğini ortaya koymuştur. Bu karar, doğrudan satış veya ağ pazarlaması (network marketing) gibi modern kazanç yöntemlerinin de ticaret yasağına tabi olduğunu göstermektedir.

Benzer şekilde Danıştay 2. Dairesi'nin 2022/2134 E., 2024/1451 K. sayılı kararında da Quest.Net gibi organizasyonlara üye temin etmenin, tanıtım yapmanın ve komisyon geliri elde etmenin “kazanç getirici uğraş” sayıldığı ve ticaret yasağı ihlali teşkil ettiği belirtilmiştir. Bu içtihat, saadet zinciri veya komisyon bazlı sistemler gibi yapıların memuriyetle bağdaşmadığını netleştirmektedir.

Sosyal Medya Gelirleri (YouTube, Instagram vb.):
Memurların sosyal medya kullanması yasak değildir. Ancak YouTube ve Instagram gibi mecralardan elde edilen reklam veya sponsorluk gelirlerinin süreklilik arz etmesi ve ticari bir organizasyon niteliği taşıması durumunda ticaret yasağı ihlali oluşturabileceği değerlendirilmektedir.

İçerik üretimi ve telif niteliğindeki paylaşımlar genellikle sorun teşkil etmezken, ürün tanıtımı, reklam anlaşmaları veya düzenli satış gibi faaliyetler ticari kazanç olarak kabul edilebilir.

Fikir ve Sanat Eserleri Kapsamında Telif Hakları

Devlet memurlarının kitap, makale, bilimsel çalışma veya sanat eseri üretmesi ve bu eserlerden telif geliri elde etmesi, genel olarak ticaret yasağı kapsamında değerlendirilmez. Bu tür faaliyetler, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (FSEK) kapsamında eser sahipliği hakları olarak korunur.

Telif kazancı, ticari kazanç olarak değil, FSEK’ten doğan bir hak olarak kabul edilir. Kural olarak mesai saatleri dışındaki bu tür faaliyetler için kurum izni gerekmez; ancak memurun asli görevini aksatmaması ve kamu hizmetinin saygınlığına zarar vermemesi esastır.

Sonuç

Devlet memurlarının ek iş yapma ve gelir elde etme faaliyetleri, kamu hizmetinin tarafsızlığı ve güvenilirliği ilkesi çerçevesinde titizlikle değerlendirilmelidir. Yargı içtihatları ve güncel mevzuat, bu konuda yol gösterici niteliktedir.

Temel belirleyici kriterler şunlardır:

  • Süreklilik: Faaliyetin bir defalık mı yoksa düzenli ve sürekli mi yapıldığı
  • Ticari Organizasyon: Faaliyetin bir işletme gibi organize edilip edilmediği, sermaye, işçi çalıştırma gibi unsurları içerip içermediği
  • Fiilen Yönetim: Şirket ortaklıklarında pasif hissedarlık ile aktif yönetim (müdürlük, denetçilik) arasındaki ayrım

Memurların özellikle e-ticaret, sosyal medya üzerinden reklam veya sponsorluk ya da doğrudan satış gibi modern kazanç modellerine yönelirken faaliyetlerinin bu kriterler ışığında ticari bir nitelik kazanıp kazanmadığını dikkatle değerlendirmeleri gerekir. Aksi takdirde kademe ilerlemesinin durdurulması gibi disiplin cezaları ile karşılaşmaları söz konusu olabilir.

 

Diğer Paylaşımlar

Güncel paylaşımlarımıza bu alandan ulaşabilirsiniz

Bulgaristan Kimlik Bilgileri Türkiye Nüfus Kaydıyla Uyuşmuyorsa Ne Yapılır? (2026 Güncel Rehber)

Bulgaristan Kimlik Bilgileri Türkiye Nüfus Kaydıyla Uyuşmuyorsa Ne Yapılır? (2026 Güncel Rehber)

Bu makalede, Bulgaristan kimlik bilgileri ile Türkiye nüfus kayıtları arasındaki uyuşmazlıkların nedenleri, bu farklılıkların doğurabileceği hukuki sonuçlar ve 2026 yılı itibarıyla izlenmesi gereken nüfus kaydı düzeltme davası süreci açıklanmıştır. Ayrıca, dava sürecinde gerekli belgeler, ispat yöntemleri ve uygulamada dikkat edilmesi gereken hukuki noktalar hakkında yol gösterici bilgiler sunulması amaçlanmıştır.

Daha Fazla

Tahsil Kabiliyeti Nedir?

Tahsil Kabiliyeti Nedir?

Bu makalede, Türk hukuk sisteminde tahsil kabiliyeti kavramının icra ve iflas hukuku bakımından önemi, cebri icra süreçleri ve Yargıtay içtihatları ışığında alacağın fiilen tahsil edilebilirliğini etkileyen hukuki mekanizmalar açıklanmıştır.

Daha Fazla

Çocuk Nafakası Yükümlülüğü: Ebeveynlerin Vazgeçilmez Sorumluluğu

Çocuk Nafakası Yükümlülüğü: Ebeveynlerin Vazgeçilmez Sorumluluğu

Bu makalede, çocuk nafakasının Türk Medeni Kanunu çerçevesindeki hukuki niteliği, kapsamı ve ebeveynler açısından doğurduğu yükümlülükler açıklanmıştır. Ayrıca nafaka türleri, nafaka miktarının belirlenme kriterleri ve nafaka borcunun yerine getirilmemesi hâlinde uygulanacak hukuki ve cezai yaptırımlar hakkında genel bir çerçeve sunulması amaçlanmıştır.

Daha Fazla

Tapuda Bağış Yapıldıysa Mirasçılar Ne Yapabilir? İptal ve Tenkis Davası Rehberi

Tapuda Bağış Yapıldıysa Mirasçılar Ne Yapabilir? İptal ve Tenkis Davası Rehberi

Bu makalede, miras bırakanın tapuda gerçek iradesiyle yaptığı bağış işlemlerinin miras hukuku bakımından hangi davalara konu olabileceği açıklanmıştır. Özellikle muris muvazaası ile tenkis davası arasındaki farklar, saklı payın korunması ve mirasçıların hangi hukuki yollara başvurabileceği ortaya konulması amaçlanmıştır.

Daha Fazla