Bulgaristan Kimlik Bilgileri Türkiye Nüfus Kaydıyla Uyuşmuyorsa Ne Yapılır? (2026 Güncel Rehber)

Bulgaristan Kimlik Bilgileri Türkiye Nüfus Kaydıyla Uyuşmuyorsa Ne Yapılır? (2026 Güncel Rehber)

Bulgaristan Kimlik Bilgileri Türkiye’de Neden Farklı Görünür?

Türkiye'nin tarihsel ve kültürel bağları güçlü olduğu Balkan coğrafyasından, özellikle de Bulgaristan'dan gelen göçmenlerin Türkiye Cumhuriyeti nüfus kayıtları ile menşe ülke kimlik bilgileri arasında zaman zaman ciddi uyuşmazlıklar yaşandığı bilinmektedir. Bu tür Bulgaristan kimlik bilgisi uyuşmazlıkları, genellikle isim, soyisim, doğum tarihi ve doğum yeri gibi temel kimlik unsurlarında ortaya çıkar. Söz konusu farklılıklar, göç süreçlerinin karmaşıklığı, farklı devletlerin kayıt sistemleri arasındaki uyumsuzluklar, dil farklılıklarından kaynaklanan çeviri hataları veya kayıt memurlarının sehven yaptığı yazım yanlışları gibi çeşitli nedenlerden kaynaklanabilmektedir. Örneğin, Bulgaristan'daki "İvanov" soyadının Türkiye'ye göç sırasında "İvan" olarak kaydedilmesi veya doğum tarihlerinin hicri takvimden miladi takvime çevrilirken hatalı aktarılması sık karşılaşılan durumlardandır. Bu durum, kişilerin Türk vatandaşlığına kabul edildikleri sırada düzenlenen nüfus kütüklerindeki bilgilerin, asıl kimliklerini tam olarak yansıtmamasına yol açmaktadır. Bu durum, Bulgaristan göçmen nüfus kaydı sorunlarının temelini oluşturur.

Nüfus Kaydı Hatası Hangi Sorunlara Yol Açar?

Bu tür nüfus kaydı hatası durumları, bireylerin günlük yaşamlarında ve hukuki ilişkilerinde ciddi aksaklıklara neden olmaktadır. En basitinden, bankacılık işlemlerinden tapu devirlerine, ehliyet yenilemeden pasaport çıkarmaya kadar pek çok bürokratik işlemde kimlik bilgilerinin tam ve eksiksiz olması beklenir. Ancak daha da önemlisi, bu farklılıklar kişilerin miras, emeklilik ve hatta vatandaşlık hakları üzerinde telafisi güç olumsuz etkiler yaratabilir. Örneğin, vefat eden bir yakının mirasçısı olarak hak iddia eden kişinin nüfus kayıtlarındaki bilgiler ile miras bırakanın kayıtlarındaki bilgilerin uyuşmaması, mirasın intikalini imkansız hale getirebilir. Benzer şekilde, emeklilik başvurularında veya sosyal güvenlik haklarının kullanımında, sigorta kayıtları ile nüfus kayıtları arasındaki tutarsızlıklar, hak sahiplerinin mağduriyetine yol açabilmektedir. Bu nedenle, isim soyisim düzeltme davası veya doğum tarihi düzeltme davası gibi yollarla nüfus kayıtlarındaki maddi hataların veya eksikliklerin zamanında ve doğru bir şekilde düzeltilmesi, bireylerin hukuki güvenliği ve haklarının korunması açısından hayati öneme sahiptir.

Nüfus Kaydının Düzeltilmesi Davası Nedir?

Bulgaristan'daki kimlik bilgileri ile Türkiye'deki nüfus kayıtları arasındaki uyuşmazlıkların giderilmesinde başvurulacak temel hukuki yol, nüfus kaydının düzeltilmesi davasıdır. Bu dava, 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu'nun 36. maddesi uyarınca açılan ve nüfus kayıtlarında yer alan hatalı veya eksik bilgilerin mahkeme kararıyla düzeltilmesini amaçlayan bir davadır. Nüfus kayıtlarındaki düzeltmelerin iki ana yolu bulunmaktadır: idari yolla düzeltme ve yargı yoluyla düzeltme.

Nüfus kaydının düzeltilmesi davaları, genel yetkili mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemelerinde açılır (HMK m. 2 ). Davanın davacısı, nüfus kaydının düzeltilmesini isteyen şahıstır. Davalı taraf ise, ilgili Nüfus Müdürlüğü'dür. 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu'nun 36. maddesi uyarınca, bu tür davalar, düzeltmeyi isteyen kişiler ile ilgili resmî dairenin göstereceği lüzum üzerine Cumhuriyet savcıları tarafından, yerleşim yeri adresinin bulunduğu yerdeki görevli asliye hukuk mahkemesinde açılır. Bu davaların yargılaması, nüfus müdürü veya görevlendireceği nüfus memuru huzuru ile görülür ve karara bağlanır. Davanın temel amacı, kişinin nüfus kayıtlarındaki gerçeğe aykırı veya eksik bilgilerin, doğru ve güncel bilgilerle değiştirilmesini sağlamaktır. Bu davalar, kişisel durum sicilinin doğru ve güvenilir olmasının kamu düzeni açısından taşıdığı önem nedeniyle hassasiyetle yürütülür ve mahkeme, gerçeğin ortaya çıkarılması için her türlü delili değerlendirir.

2026 Yılı İtibarıyla İdari Düzeltme Mümkün mü?

İdari yolla düzeltme, genellikle 5490 sayılı Kanun'un 38. maddesinde belirtilen "maddi hatalar" kapsamında, yani dayanak belgesinde doğru olduğu halde nüfus kütüğüne hatalı veya eksik tescil edilen bilgilerin nüfus müdürlüklerince düzeltilmesi şeklinde gerçekleşir. Kanun'un Geçici 9. maddesi göçmenlerin doğum yeri ve tarihi hatalarının belirli koşullar altında nüfus müdürlüğünce düzeltilmesine imkan tanımış; ancak bu madde 2017 yılında yürürlüğe girmiş ve beş yıllık süresi 2022 yılında sona ermiştir. Yine Geçici 11. madde ad ve soyadı düzeltmeleri için idari bir yol sunsa da, bu da belirli bir süreye tabi olup 2022/2023 yıllarında sona ermiştir. 2026 yılı itibarıyla, Nüfus Hizmetleri Kanunu'nun Geçici 9 ve Geçici 11. maddeleri kapsamındaki idari başvuru süreleri dolmuş olup, bu maddelere ilişkin yeni bir süre uzatımı yapılmamıştır. Bu nedenle, ad ve soyadı veya doğum tarihi gibi kimlik bilgilerindeki uyuşmazlıkların idari yolla düzeltilmesi imkanı kalmamış, tüm düzeltme talepleri için yargı yoluna başvurmak zorunlu hale gelmiştir. Kişilerin nüfus kaydı hatası nasıl düzeltilir sorusunun cevabı artık Asliye Hukuk Mahkemeleri'nde açılacak nüfus kaydının düzeltilmesi davasıdır.

Nüfus Kaydı Düzeltme Davasında Gerekli Belgeler ve İspat

Nüfus kaydının düzeltilmesi davasında başarıya ulaşmak için, mahkemeye sunulacak delillerin eksiksiz ve ikna edici olması büyük önem taşır. Bu tür davalarda, özellikle yabancı bir ülkeden kaynaklanan kimlik bilgileri uyuşmazlıklarında, uluslararası geçerliliği olan resmi belgeler ve bu belgelerin usulüne uygun tercümeleri kritik bir rol oynar. Yargıtay'ın güncel içtihatlarına göre, nüfus kayıtlarının düzeltilmesi davaları kamu düzeniyle ilgili olduğundan, hakim kendiliğinden araştırma yapmakla yükümlüdür. Davanın temelini oluşturan belgeler ve deliller şunlardır:

  • Bulgaristan'dan Alınan Doğum Kayıt Örneği: Bu belge, kişinin Bulgaristan'daki orijinal doğum bilgilerini gösteren en temel kanıttır. Belgenin uluslararası geçerliliğe sahip olması için "Apostil Şerhi" taşıması zorunludur. Apostil, Lahey Konvansiyonu'na taraf ülkeler arasında resmi belgelerin tasdik işlemini kolaylaştıran bir onay şerhidir. Apostilli belgenin, yeminli bir tercüman tarafından Türkçeye çevrilmesi ve bu tercümenin noter tarafından onaylanması gerekmektedir. Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (5718 S.K.) yabancı belgelerin Türkiye'de geçerliliği konusunda genel çerçeveyi belirlerken, özellikle resmiyet kazandırılması gereken belgelerde bu usuli şartlar aranır.
  • İsim Denklik Belgesi: Türkiye'ye göç eden kişilerin, Bulgaristan'daki isim ve soyadlarının Türkiye'deki nüfus kayıtlarına nasıl aktarıldığını gösteren resmi bir belgedir. Bu belge, Türkiye Cumhuriyeti İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü'nden temin edilir ve iki ülkedeki kimlik bilgileri arasındaki bağlantıyı kurmada anahtar rol oynar. İsim denklik belgesi, davanın temelini oluşturan en önemli delillerden biridir.
  • Pasaport ve Muhaceret Belgeleri: Kişinin Bulgaristan'dan Türkiye'ye göç ederken kullandığı pasaportlar, vize kayıtları, giriş-çıkış mühürleri ve diğer muhaceret belgeleri, Bulgaristan göçmen nüfus kaydı bilgilerinin zaman içindeki değişimini ve Türkiye'ye ilk giriş sırasındaki kayıtları destekleyici niteliktedir. Bu belgeler, özellikle doğum tarihi veya isim farklılıklarının hangi aşamada ortaya çıktığını anlamak için önemli ipuçları sunabilir.
  • Türkiye'deki Güncel Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği: Davacının Türkiye'deki mevcut nüfus kaydını gösteren bu belge, düzeltilmesi istenen bilgilerin güncel durumunu ortaya koyar. Aile kütüğündeki tüm olayları (doğum, evlilik, boşanma, ölüm vb.) ve soybağı bilgilerini detaylı bir şekilde içerir. Bu belge, düzeltme talebinin dayanağını ve mevcut hatalı kaydı somutlaştırır.
  • Tanık Beyanları: Hukuk Muhakemeleri Kanunu (6100 S.K.) m. 187 uyarınca ispatın konusu, tarafların üzerinde anlaşamadıkları ve uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek çekişmeli vakıalardır. Nüfus kayıtlarının düzeltilmesi gibi şahıs varlığına ilişkin davalarda, Türk Medeni Kanunu'nun 30. maddesi nüfus sicilinde kayıt yoksa veya kaydın doğru olmadığı anlaşılırsa, gerçek durumun her türlü kanıtla ispat edilebileceğini belirtir. Bu kapsamda, özellikle yaşlı akrabalar, komşular veya aile dostları gibi kişiyi uzun yıllardır tanıyan ve kimlik bilgilerini bilen tanıkların beyanları, mahkeme için önemli bir ispat aracıdır. Tanıklar, kişinin gerçek adını, doğum tarihini veya yerini teyit ederek, resmi belgelerdeki eksiklikleri veya hataları gidermeye yardımcı olabilirler. Tanık beyanları, resmi belgelerle desteklendiğinde daha da güçlenir ve mahkemenin vicdani kanaatine önemli katkı sağlar. Yargıtay içtihatları (Yargıtay 2. HD, E. 2023/8421, K. 2024/5871, T. 16.09.2024; Yargıtay 2. HD, E. 2025/2841, K. 2025/5057, T. 14.05.2025 ) DNA testinin her zaman zorunlu olmadığını, arşiv kayıtları, isim denklik belgeleri ve tanık beyanları gibi diğer delillerin bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurgulamaktadır. Özellikle soybağı veya miras hukukunu doğrudan ilgilendirmeyen durumlarda, tüm deliller toplandıktan sonra dahi sonuca ulaşılamazsa DNA incelemesi yapılabilir.
Mahkeme Süreci Ne Kadar Sürer ve Avukatla Çalışmak Neden Önemlidir?

Nüfus kaydının düzeltilmesi davası, her ne kadar basit gibi görünse de, kendine özgü usul ve ispat kuralları barındıran teknik davalardır. Davanın süresi, dosyanın karmaşıklığına, delillerin toplanma hızına ve mahkemenin iş yüküne göre değişmekle birlikte, ortalama olarak 6 ila 12 ay sürebilmektedir. Bu süreçte bir avukat ile çalışmak, davanın hızlı, eksiksiz ve doğru bir şekilde sonuçlandırılması açısından büyük avantajlar sunar. Bir avukatın sürece dahil olması, özellikle uluslararası belge temini ve hukuki prosedürlerin yönetimi noktasında kritik bir fark yaratır.

Öncelikle, dava dilekçesinin hazırlanmasından itibaren titiz bir çalışma gereklidir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 119. maddesi, dava dilekçesinde bulunması gereken hususları detaylı olarak düzenlemiştir. Bir avukat, bu hukuki gerekliliklere uygun, somut vakıaları ve hukuki sebepleri açıkça ortaya koyan, delilleri doğru şekilde ilişkilendiren bir dilekçe hazırlayarak davanın sağlam bir zeminde başlamasını sağlar. Özellikle yurt dışı kaynaklı belgelerin temini, Apostil şerhi ve noter onaylı tercüme süreçleri zaman alıcı ve karmaşık olabilir. Avukat, bu belgelerin doğru mercilerden, usulüne uygun ve hızlı bir şekilde temin edilmesini koordine eder. Eksik veya hatalı evrak sunumu, davanın reddine veya uzamasına neden olabilecek önemli bir risktir. Avukat, bu riskleri minimize ederek sürecin usul ekonomisi ilkesine uygun ilerlemesini sağlar.

Yargılama süreci boyunca tebligatların takibi, duruşmalara katılım, mahkemenin ara kararlarına süresi içinde cevap verilmesi ve gerekli belgelerin sunulması gibi işlemler, hukuki bilgi ve deneyim gerektirir.

Hatalı açılan bir davanın reddi halinde, aynı konuda yeniden dava açma imkanı kısıtlanabilir veya tamamen ortadan kalkabilir. Bu durum, kişilerin hak kayıplarına uğramasına ve telafisi mümkün olmayan zaman kayıplarına yol açabilir. Bu nedenle, nüfus kaydının düzeltilmesi gibi kişisel hakları doğrudan etkileyen davalarda profesyonel hukuki destek almak, sürecin hem etkin hem de verimli bir şekilde yönetilmesini sağlar.

Sık Sorulan Sorular
  • Bulgaristan doğumlu kişiler nüfus kaydını düzeltebilir mi?
    Evet, 2026 yılı itibarıyla idari düzeltme süreleri dolduğundan, mahkeme kararı ile düzeltme mümkündür. Nüfus kaydının düzeltilmesi davası açılması gerekmektedir.
  • Nüfus kaydı düzeltme davası ne kadar sürer?
    Dosyanın delil durumuna ve mahkemenin iş yüküne göre değişmekle birlikte, ortalama 6-12 ay sürmesi beklenmektedir.
  • Apostilli belge zorunlu mu?
    Evet, yabancı ülkeden alınan resmi belgelerin Türkiye'de hukuki geçerlilik kazanabilmesi için apostilli belge olması ve yeminli tercümesinin yapılması zorunludur.
  • Tanık olmadan dava açılır mı?
    Belgelere bağlı olarak mümkündür.

Diğer Paylaşımlar

Güncel paylaşımlarımıza bu alandan ulaşabilirsiniz

Tahsil Kabiliyeti Nedir?

Tahsil Kabiliyeti Nedir?

Bu makalede, Türk hukuk sisteminde tahsil kabiliyeti kavramının icra ve iflas hukuku bakımından önemi, cebri icra süreçleri ve Yargıtay içtihatları ışığında alacağın fiilen tahsil edilebilirliğini etkileyen hukuki mekanizmalar açıklanmıştır.

Daha Fazla

Çocuk Nafakası Yükümlülüğü: Ebeveynlerin Vazgeçilmez Sorumluluğu

Çocuk Nafakası Yükümlülüğü: Ebeveynlerin Vazgeçilmez Sorumluluğu

Bu makalede, çocuk nafakasının Türk Medeni Kanunu çerçevesindeki hukuki niteliği, kapsamı ve ebeveynler açısından doğurduğu yükümlülükler açıklanmıştır. Ayrıca nafaka türleri, nafaka miktarının belirlenme kriterleri ve nafaka borcunun yerine getirilmemesi hâlinde uygulanacak hukuki ve cezai yaptırımlar hakkında genel bir çerçeve sunulması amaçlanmıştır.

Daha Fazla

Tapuda Bağış Yapıldıysa Mirasçılar Ne Yapabilir? İptal ve Tenkis Davası Rehberi

Tapuda Bağış Yapıldıysa Mirasçılar Ne Yapabilir? İptal ve Tenkis Davası Rehberi

Bu makalede, miras bırakanın tapuda gerçek iradesiyle yaptığı bağış işlemlerinin miras hukuku bakımından hangi davalara konu olabileceği açıklanmıştır. Özellikle muris muvazaası ile tenkis davası arasındaki farklar, saklı payın korunması ve mirasçıların hangi hukuki yollara başvurabileceği ortaya konulması amaçlanmıştır.

Daha Fazla

TÜRK MEDENİ KANUNU KAPSAMINDA YOKSULLUK NAFAKASI: ŞARTLARI, MİKTARIN BELİRLENMESİ VE DEĞİŞEN KOŞULLARA UYARLANMASI

TÜRK MEDENİ KANUNU KAPSAMINDA YOKSULLUK NAFAKASI: ŞARTLARI, MİKTARIN BELİRLENMESİ VE DEĞİŞEN KOŞULLARA UYARLANMASI

Bu makalede, Türk Medeni Kanunu kapsamında yoksulluk nafakasının hukuki niteliği, hükmedilme şartları, miktarının belirlenmesinde dikkate alınan ölçütler ile değişen ekonomik ve sosyal koşullara göre artırılması, azaltılması veya kaldırılması halleri Yargıtay içtihatları ışığında incelenmiştir.

Daha Fazla