
Miras hakkı anayasa ile korunan temel haklardan biridir. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası uyarınca, herkes mülkiyet ve miras haklarına sahiptir.
Türk Hukuku’nda, murisin (miras bırakanın) bazı mirasçılarına tanınan ve üzerinde tasarruf edilemeyen belli miras payına, ‘’saklı pay’’ denir. Saklı paylı mirasçılar; miras bırakanın alt soyu (çocukları, evlatlıkları, torunları ve torunların çocukları), miras bırakanın anne babası ve miras bırakanın eşidir.
Saklı pay, miras bırakanın malları üzerinde tasarruf edemediği miktarı ifade eder. Bir kişi, kendi malları üzerinde, ölmeden önce tasarruf özgürlüğüne dayalı olarak istediği gibi tasarrufta bulunabilir.
Fakat ülkemizde, mirastan mal kaçırmak veya belli başlı mirasçıları mirastan yoksun bırakmak amacıyla, muvazaalı hukuki işlemler yapılabilmektedir. Bu çok sık karşılaşılan bir durumdur.
Böyle bir durumla karşılaşıldığında, öncelikle yapılması gereken işlem, tapuda yapılan tescil işleminin, hangi hukuki sebebe dayandığının tespitidir. Yapılan işlemin bağış veya satış sözleşmesine mi dayandığı, yoksa ölene kadar bakma akdi gibi bir hukuk işleme mi dayandığı, izlenecek hukuki yol bakımından önem arz etmektedir.
Miras bırakanın, mirastan mal kaçırma kastının olup olmadığını değerlendirebilmek için; miras bırakanın hukuki işlemin yapıldığı tarihteki ekonomik durumu, taşınmazı satma ihtiyacı olup olmadığı, taşınmazın gerçek bedeli ile tapuda gösterilen bedelinin uyuşup uyuşmadığı, miras bırakanın banka hesabına para girişi olup olmadığının değerlendirilmesi önem taşımaktadır.
Örneğin, miras bırakan tarafından yapılmak istenen hukuki işlem bağışsa ve buna rağmen bu işlem tapu sicilinde satış olarak gösterilmişse, işlemin muvazaalı olduğu kabul edilir.
Muvazaaya dayanan tapu iptal tescil davasında zamanaşımı veya hak düşürücü süre yoktur. Fakat bu gibi konularda, genel bilgi vermektense, hukuki uyuşmazlığın hangi sebebe dayandırılacağına göre sürelerin değişeceğini belirtmek daha uygun olacaktır.
Tapuda yapılan devir işlemi, eğer geçerli bir hukuki işlemse ve eldeki deliller de buna delalet ediyorsa, o zaman tapu iptal-tescil davasındansa ‘’tenkis’’ davası açmak, daha mantıklı olabilir. Her hukuki uyuşmazlık, kendi özelinde değerlendirilmelidir. Her hukuki olay özelinde değerlendirme yapılarak, açılacak davanın niteliğinin değerlendirilmesi daha doğru olacaktır.
Detaylı bilgi almak için, 0535 823 36 91 numaralı telefondan veya iletişim bilgilerimizden tarafımıza ulaşabilirsiniz.
Diğer Paylaşımlar
Güncel paylaşımlarımıza bu alandan ulaşabilirsiniz

İCRA TAKİBİ VE ÖDENMEYEN BORÇLAR: SÜREÇ NASIL İŞLER?
Bu yazımızda, bir borcun ödenmesesi durumunda icra sürecinin nasıl işlediğini, borçlunun karşılaşabileceği adımları ve sahip olduğu hakları ele alacağız.
Daha Fazla

Türk Hukuku’nda Ceza Yargılaması Süreci Güncel Rehber
Bu makalede, ceza yargılamasının ana evreleri olan soruşturma, kovuşturma ve kanun yolları aşamaları detaylı bir şekilde incelenecektir.
Daha Fazla

ULUSAL ELEKTRONİK TEBLİGAT SİSTEMİ (UETS): HUKUKİ GÜVENLİK VE DİJİTAL DÖNÜŞÜM EKSENİNDE VATANDAŞLAR İÇİN STRATEJİK BİR ZORUNLULUK
Geleneksel fiziki tebligatın barındırdığı riskler karşısında, Ulusal Elektronik Tebligat Sistemi (UETS), dijitalleşen dünyada hukuki süreçlere katılım ve güvenlik sağlamanın vazgeçilmez bir aracı haline gelmiştir. Bu makale, UETS'nin vatandaşlar için sunduğu avantajları ve hukuki gerekliliğini inceleyecektir.
Daha Fazla

Asgari Ücretten Fazla Ücret Alan İşçiye Asgari Ücret Zam Oranından Daha Az Zam Yapılabilir mi?
Bu makalede, asgari ücretin üzerinde maaş alan işçilere yapılacak zam oranlarının hukuki sınırları, işverenin yönetim hakkı, eşit davranma ilkesi ve Yargıtay'ın güncel içtihatları ışığında detaylı bir şekilde incelenecektir.
Daha Fazla

